Haberler, Yazılar

15 Temmuz: On Yılın Ardından Aynı İnanç, Aynı Kararlılık

10. YIL MESAJI

“Geceye yenilmeyen her insana, ödül olarak bir sabah, bir gündüz ve bir güneş vardır.”
Sezai Karakoç

Bundan tam on yıl önce, 15 Temmuz 2016’nın karanlık gecesinde, devletimizin en hassas noktalarına kadar sızmış olan FETÖ ihanet şebekesi; milletimizin silahlarını yine milletimize doğrultarak ülkemizin bağımsızlığına, millî iradeye ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin geleceğine kastetti.

Türkiye Büyük Millet Meclisinin bombalandığı, güvenlik güçlerimizin ve masum vatandaşlarımızın hedef alındığı, devletimizin teslim alınmak istendiği o gece; ihanetin büyüklüğü karşısında milletimizin cesareti, feraseti ve vatan sevgisi çok daha büyük oldu.

O gece Bitlis Vali Vekili olarak görev başındaydım.

Darbe teşebbüsüne ilişkin ilk bilgilerin ulaşmasının hemen ardından İl Emniyet Müdürlüğümüzde kriz merkezimizi oluşturduk. Devletimizin bütün kurumlarıyla tam bir koordinasyon içerisinde hareket ederek kamu düzeninin, devlet otoritesinin ve vatandaşlarımızın güvenliğinin korunması için gerekli tedbirleri süratle aldık.

Karşımızdaki tablonun bütün ağırlığına rağmen tereddüt etmedik. Çünkü devlet hizmetinde bulunanlar için bazı anlar vardır ki makamların, unvanların ve şahsi kaygıların hiçbir anlamı kalmaz. Geriye yalnızca devlete, millete ve bayrağa karşı taşınan sorumluluk kalır. O gece bize düşen; devletimizin haysiyetini, milletimizin iradesini ve ay yıldızlı bayrağımızı ne pahasına olursa olsun yere düşürmemekti.

Kanunsuz girişimlere karşı devletin kararlı duruşunu ortaya koyduk. Askerî birliklerin kışlalarından çıkarılmasına izin vermedik. Kamu düzenini ve devlet otoritesini muhafaza etmek için gerekli bütün tedbirleri aldık. Bitlisli hemşehrilerimizi millî iradeye, devletimize ve demokrasimize sahip çıkmak üzere meydanlara davet ettik. O saatlerde karanlığın nasıl ve ne zaman dağılacağını henüz bilmiyorduk. Ancak yüreğimizde sarsılmaz bir inanç taşıyorduk: Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu ihanete asla teslim olmayacaktı.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın tarihî çağrısıyla Türkiye’nin dört bir yanında meydanlara, havalimanlarına, köprülere ve kamu binalarının önüne akın eden aziz milletimiz; tankların, uçakların ve silahların karşısına çıplak elleriyle, fakat iman dolu yüreğiyle dikildi. Devletimizin kurumları, güvenlik güçlerimiz, kamu görevlilerimiz ve milletimiz aynı irade etrafında birleşerek bu hain kalkışmaya geçit vermedi. O gece ülkemizin her köşesinde devlet ile millet arasında sarsılmaz bir birlik meydana geldi.

Aynı irade ve kararlılık Bitlis’te de bütün açıklığıyla ortaya çıktı. Devletimizin bütün birimleri görevlerinin başında dimdik dururken, Bitlisli hemşehrilerimiz de Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla meydanları doldurdu. Şehrimizin her köşesinde hâkim olan ortak duygu; devletin yanında durmak, bayrağa sahip çıkmak, birliğimizi korumak ve ihanete karşı tek yürek olmaktı.

O gece Bitlis’te yalnızca kamu düzeni ve devlet otoritesi korunmadı. Devlet ile milletin aynı inanç, aynı kararlılık ve aynı vatan sevgisi etrafında birleştiği tarihî bir dayanışma ortaya konuldu. Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Bitlis’te de milletimiz; istiklaline, istikbaline, devletine ve kendi iradesine sahip çıktı. Böylece yalnızca bir darbe teşebbüsü engellenmedi; milletimizin hiçbir tehdide boyun eğmeyeceği ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ilelebet payidar kalacağı bütün dünyaya gösterildi.

15 Temmuz gecesi kazanılan zafer; devletimizin kararlı duruşunun, milletimizin cesaretinin ve devlet-millet bütünleşmesinin eseridir. Milletimiz, tarih boyunca olduğu gibi o gece de en zor anında devletinin yanında yer almış; devleti de milletinin iradesine ve emanetine sahip çıkmıştır. Aradan geçen on yıl, o gece ortaya konulan iradenin anlamını daha da büyütmüştür. 15 Temmuz; devletimize sadakatin, milletimize hizmetin ve vatanımıza bağlılığın her türlü şahsi hesabın üzerinde olduğunu bir kez daha göstermiştir.

Bugün bizlere düşen görev; o gece meydanlarda kurulan kardeşliği yaşatmak, devlet-millet bütünleşmesini daha da güçlendirmek ve gelecek nesillere bağımsız, güçlü ve müreffeh bir Türkiye bırakmaktır. 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü’nün 10. yıl dönümünde; vatanımızın bağımsızlığını, bayrağımızın şanını ve milletimizin iradesini korumak uğruna şehadet mertebesine ulaşan 253 kahraman şehidimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyorum.

O gece yaralanarak gazilik şerefine erişen 2.740 kahraman gazimize şükranlarımı sunuyor; şehitlerimizin ve gazilerimizin kıymetli ailelerini saygıyla selamlıyorum. Meydanları dolduran, tankların önüne gövdesini siper eden ve darbeciler teslim olana kadar iradesine sahip çıkmaktan vazgeçmeyen aziz milletimizin her bir ferdine minnetlerimi sunuyorum.

On yıl önce görevimizin başında hangi inanç ve kararlılıkla durduysak, bugün de aynı şuurla devletimizin ve milletimizin hizmetindeyiz. Rabb’im milletimize bir daha böyle karanlık geceler yaşatmasın. Birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim; devletimizi ilelebet payidar eylesin.

Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.

Salih ALTUN
Bursa Vali Yardımcısı